Karaciğer Kanserleri, Hastalıkları ve Cerrahisi

Karaciğer, karın içindeki konumu ve yapısı nedeniyle cerrahisi en zor olan organlardandır. Bunun bir nedeni göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran diyafram isimli zara yaslanmış ve yer yer yapışık olması, bir diğer nedeni de kendisini besleyen ve boşaltan damarların varyasyonlarının, yani insandan insana gösterdiği farklılıkların çok olmasıdır. Tüm bunlara rağmen, tıptaki gelişmeler sayesinde karaciğer ameliyatlarının çeşitliliği son 20 yılda artmış, günümüzde oldukça karmaşık ve ciddi boyutta rezeksiyonlar hem açık hem de laparoskopik ve robotik cerrahi ile kapalı yöntemle yapılabilir olmuştur.

Biz, ekip olarak Nisan 2020 başına kadar 100'ün üzerinde laparoskopik karaciğer ameliyatı gerçekleştirdik. Bu sayılarla kapalı laparoskopik teknikte ülkede ilk sırada yer almaktayız. Karaciğer rezeksiyonlarını hastaların yarıdan fazlasında laparoskopik olarak gerçekleştiriyoruz. Büyük ve küçük karaciğer rezeksiyonlarının neredeyse her türünü laparoskopik olarak uyguladık, buna karaciğerin yaklaşık %70'inin çıkarıldığı sağ hepatektomi ameliyatları da dahildir. Bu hastaların ortalama hastanede kalış süreleri 4-7 gün olmaktadır.

Karaciğerin en karmaşık ameliyatları, tümörler nedeniyle yapılan ameliyatlardır. En sık görülen karaciğer tümörleri, kalın barsak kanseri gibi başka organlardan damarlar yoluyla (metastaz) karaciğere gelen tümörler ve karaciğer dokusundan gelişen hepatosellüler karsinomdur. Bunun yanında safra yollarının tümörleri ve kistleri de ameliyat gerektiren diğer hastalıklardır. Bunların hemen hepsi için cerrahi tedavi, bilinen yöntemler içinde en başarılı olandır. Ancak hastaların birçoğunda ameliyat önce veya sonrası ilaç ile destek tedavisine (kemoterapi) ihtiyaç vardır. Kalın barsak ve rektum kanserinin karaciğere sıçraması (metastaz), bizim günlük pratiğimizde çok sık karşılaştığımız bir durumdur. Sık karşılaşılmakla birlikte, bu hastaların doğru bir planlama ile tedavi edilmesi özel eğitim, ilgi ve deneyim gerektirmektedir. Bu şekilde kolon kanseri + karaciğer metastazı olan uygun vakalarda tek ameliyatta hem kolon kanseri hem de karaciğerdeki metastazların kapalı (laproskopik) yöntemle çıkarılması mümkün olmaktadir.

 

Karaciğerde özellikle Hepatit B, Hepatit C veya başka nedenlerle kronik karaciğer hastalığı geliştiğinde hepatosellüler kanser en sık karşılaşılan karaciğer tümörü çeşididir. Bu hastalıkta karaciğer dokusu hastalıklı olduğu için ameliyatın dikkatli hesaplamalar sonucunda karar verilerek uygulanması gerekir. Bir başka deyişle bazı hepatosellüler karsinom hastaları ameliyattan yarar görürken, bazıları görmez, doğru bir strateji ile tedavi planlaması yapmak gerekir. Safra yolları ve safra kesesi kanserleri de karaciğer cerrahlarının sık karşılaştığı hastalıklardandır. Safra yolları kanserleri (kolanjiyokarsinom), cerrahi tedavinin etkili olduğu kanser çeşitlerindendir. Kolanjiyokarsinom, ana safra yolunu tuttuğunda Klatskin Tümörü​ adını alır. Bu grup kolanjiyokarsinomda ameliyat son derece kompleks ve sofistike bir prosedür olup ince hesaplamalar ve iyi planlama gerektirir. Ancak iyi bir planlama ile başarılı şekilde ameliyat edildiğinde, hastanın yaşam süresinde belirgin avantaj elde edilebilmektedir. Bu ameliyatı ancak konusunda uzman, iyi eğitimli ve deneyimli cerrahların yapması ile başarılı sonuç elde edilebilir.

Karaciğer tümörlerinde uygulanan cerrahi yöntemler son yıllarda adeta çağ atlamış olup, hemen hemen  her türlü tümör, karaciğerin neresinde olursa olsun çıkarılabilmektedir, yeter ki kalacak olan karaciğer dokusu hastalıklı (siroz) olmasın ve yeterli olsun. Tümörlerin etraflarındaki bir miktar sağlam karaciğer dokusu ile çıkarılmaları nüks riskini belirgin şekilde azaltmaktadır. Karaciğer yandaki şemada görüldüğü gibi sekiz adet segment ve bunlardan oluşan iki yarıdan meydana gelir. Tümörler için en sık bu segmentlerin bir veya birkaçının rezeksiyonu veya karaciğerin sağ veya sol yarısının rezeksiyonu (sağ hepatektomi, sol hepatektomi) gerekli olur. Özellikle karaciğerin ortasında yerleşmiş tümörlerin çıkarılması ise santral hepatektomi gibi özel bazı teknikleri kullanmayı gerektirir. Bu tip ortada yerleşmiş tümörlerin ameliyatı sırasında yapılacak bir hata, sağlam karaciğer dokusunun bir kısmının da gereksiz çıkarılmasına yol açabilir. Karaciğerde tümör çok yaygın ve çıkarılma sonrası kalacak karaciğer çok küçük ise, hastanın ameliyattan sonra karaciğer yetmezliğine girmemesi için ALPPS (Associating Liver Partition and Portal Vein Ligation for Staged Hepatectomy) prosedürü veya iki etaplı ameliyat teknikleri kullanmak gerekebilir. Bunlar normal karaciğer ameliyatlarından daha kompleks girişimler olup ancak konu ile özel olarak ilgilenen cerrahlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Karaciğer ameliyatları son yıllarda laparoskopik ve robot kullanılarak da gerçekleştirilebilmektedir. Bu konuda karaciğer anatomisine hakimiyet, deneyim ve eğitimin rolü büyük olup, uygun olgularda laparoskopik ameliyatla hastaların hastanede yatış süreleri kısalmakta, kullanılan kan miktarı azalmakta ve daha küçük bir ameliyat izi ve ameliyat sonrası daha az ağrı duyarak tedavi mümkün olmaktadır.

Karaciğerin cerrahi gerektiren hastalıkları içinde ülkemizde en sık görülenlerden biri de kist hidatik (köpek kurdu / kisti) hastalığıdır. Kist hidatik hastalığı iyi seyirli ve kötü seyirli olmak üzere iki çeşittir. Ülkemizde iyi seyirli olan çeşit daha sık görülürken, özellikle Doğu Anadolu'da kötü seyirli çeşidine de sıkça rastlanır. İyi seyirli olan kist hidatikte ameliyat sırasında kist içi parazit ilaçla deaktive edilir ve kist içi boşaltılır. Kist kabuğunun bir kısmının çıkarılması da genellikle gerekli olur. Nadiren karaciğerin bir kısmının da çıkarılması (rezeksiyon) ihtiyacı olur. Ancak kötü seyirli olan aynen bir tümör gibi karaciğer rezeksiyonu gerektirir. Ameliyat öncesi ilaç kullanımı, uygun şekilde gerçekleştirilen ameliyat ve sonrasında da ilaç tedavisi ile kist hidatik hastalığı sonrası çok düşük nüks oranları ile başarılı tedavi mümkündür. Günümüzde ameliyatsız şekilde lokal/genel anestezi altında iğne ile girilerek özel ilaçlarla bazı kist hidatik hastalarını tedavi etmek de mümkün hale gelmiştir. Hangi tedavi yönteminin seçileceği hasta ve hastalığın durumuna göre belirlenir.

Mikroskop

ADRES

Lokman Hekim Ü. Tıp Fakültesi

Genel Cerrahi Anabilim Dalı

Lokman Hekim Akay Hastanesi

Lokman Hekim Üniversite Hastanesi

06100, Ankara, TURKEY

© 2013 - 2020 by Mehmet Fatih Can 

All rights reserved. No part of the content of this website and the linked pages may be copied, transferred, or used without permission from Dr M Fatih Can

TELEFON

+90 553 265 22 22  (Batuhan Bey)

 

+90 507 639 87 12  (Abdullah Bey)

+90 532 558 59 34

  • Facebook
  • LinkedIn