Mide Kanseri, Yemek Borusu Kanseri ve Cerrahisi

Mide, yemek borusu (özefagus) ile oniki parmak barsağı (duodenum) arasında yer alan, cerrahi açıdan kendine özgü bir anatomisi ve damar yapılanması olan özel bir organdır. Mide kanseri tedavisinde uygulanan ameliyat türleri açısından son 20 yılda çok büyük değişikler olmamıştır. Ancak, tıptaki gelişmeler sayesinde mide ameliyatlarının minimal invaziv yöntemlerle yapılabilirliği artmış, günümüzde hem rezeksiyonlar hem de fonksiyonel ameliyatlar laparoskopik ve robotik cerrahi ile kapalı yöntemle yapılabilir olmuştur.

Mide kanseri, batılı ülkelerde ve ülkemizde 5. en sık görülen kanser türüdür. Japonya gibi uzak doğu ülkelerinde ise çok sık görülmekte ve ölümlerin başlıca nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Maalesef, ülkemizde mide kanserlerinin büyük kısmı erken evreyi aştıktan ve komşuluğunda bulunan lenf bezlerine sıçradıktan sonra tespit edilmektedir. Mide kanseri çok erken dönemde yakalandığında endoskopik yöntemlerle çıkarılabilir. Ancak ülkemizde bu hastalar, tüm mide kanserli hastaların sadece %5'ini oluşturmaktadır. Bunun dışında kalan grup için, uygun evrede yakalandığı takdirde, yaşam şansını belirgin artıran tek yönem cerrahi olarak mide ve komşu lenf bezlerinin çıkarılmasıdır. Hatta erken evrede tespit edilen mide kanserinde doğru ameliyat tekniği uygulandığında hastalıktan tamamen kurtulmak mümkündür. Az sayıda hastada mide kanseri çevre organları da tutar; bu hastalarda mideyle birlikte çoğu kez dalak ve pankreas kuyruğu da çıkarılır. Nadiren karaciğer ve kalın barsak rezeksiyonu da gerekli olur. Mide kanserli bazı hastalarda ameliyata ek olarak kemoterapi ve radyoterapi uygulanması gerekir. Mide kanseri mide giriş kısmını tutmuşsa ameliyattan önce kemoterapi ile (neoadjuvan tedavi) önce tümörde küçülme sağlanır, sonra ameliyat yapılır. Mide kanseri nedeniyle en sık uygulanan ameliyatlar midenin tümünün çıkarıldığı total gastrektomi, midenin orta ve çıkış kısımlarının çıkarıldğı distal subtotal gastrektomi ve yemek borusu alt ucu ve midenin giriş kısmının çıkarıldığı proksimal gastrektomi ameliyatlarıdır. Seçilmiş olgularda bu ameliyatların her biri laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir.

Mide kanserinde laparoskopi uygulamak için birinci şart, açık ameliyatta yapıldığı şekilde iyi bir lenf dokusu temizliği yapılmasıdır. Yani sadece mideyi değil, kanserin ulaşmış olabileceği çevredeki lenf bezlerini de çıkartmak gerekir. 

Biz de son yıllarda mide kanserinde laparoskopik ve robotik ameliyat oranımızı belirgin şekilde artırdık. Midenin üçte ikisinin alındığı distal subtotal gastrektomi ameliyatını hastaların %80'inde laparoskopik uygulamaktayız. Midenin tümünün alındığı total gastrektomi ameliyatlarının ise %50'sini laparoskopik yöntemle gerçekleştiriyoruz. Proksimal gastrektomi için de oran benzerdir.

Midenin kanser olmayan ve genelde daha iyi huylu olan Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) isimli tümör türü için, midenin sadece tümörü içeren kısmının çıkarılması yeterlidir. Buna kama rezeksiyon veya parsiyel gastrektomi adı verilir. Bunlarda çoğunlukla lenf bezi temizlenmesi gerekmez. GIST formundaki tümörler için günümüzde hemen her zaman laparoskopik olarak  cerrahi işlem yapılabilmektedir.

Yemek borusu ya da özefagus kanseri, özellikle ülkemizin doğu anadolu bölgesinde sık görülen bir kanser türüdür. Özefagus kanseri, yerleşim yerine göre farklı şekillerde tedavi edilir. Yemek borusunun yutak altı ve boyun kısımlarında meydana gelen kanserlerde genelde ameliyat uygulanmaz, radyoterapi (ışın tedavisi) ile tedavi edilir. Yemek borusu orta kısım tümörlerinde genelde yemek borusu tümüyle çıkarılır, mide tüp şekline getirilerek boyun bölgesinde özefagus alt ucuna bağlanır. Yemek borusu ile mide birleşim yerine yakın tümörlerde ise yemek borusunun dörtte üçü çıkarılarak, mide göğüs boşluğunda özefagusa bağlanır. Özefagus orta-ileri evrede yakalanmış ise ameliyat öncesi kemoterapi ve ışın tedavisi verilerek önce tümör küçültülür, sonra ameliyat uygulanır.

Yemek borusu kanserinde de son yıllarda artan oranda laparoskopik - torakoskopik yöntem adı verilen, hem karın hem de göğüs boşluğundan birkaç delik açılarak kapalı yöntemle ameliyat gerçekleştirilmektedir. Biz de son yıllarda gerçekleştirdiğimiz yemek borusu özefagus kanseri ameliyatlarının yarıdan fazlasını kapalı yöntemle (laparoskopik - torakoskopik) uyguluyoruz. Bu hastalarda ameliyattan sonra derlenme daha hızlı, ağrı daha az, sonuçta normal hayata dönüş daha kısa sürede olmaktadır.

Laparoskopik mide ameliyatı ile ilgili daha detaylı bilgi okla gösterilen dökümanda bulunabilir.

Lütfen PDF dosyası üzerine tıklayınız.

Mide Kanseri ve Cerrahisi – Sıkça Sorulan Sorular

Mide kanseri belirtileri nelerdir?

Karın ağrısı, kilo kaybı, iştahsızlık, bulantı, halsizlik, hazımsızlık, yutma güçlüğü mide kanserinin en sık görülen belirtileridir. Tabi ki bu belirtilerin görüldüğü her insan mide kanseridir denemez. Bu şikayetler onlarca farklı hastalığa, nedene bağlı olabilir. Bunlardan sadece biri mide kanseridir.

Mide kanseri tanısı nasıl konur?

Mide kanseri tanısı endoskopi ile midenin incelenmesi ve buradaki şüphe duyulan kitleden parça alınıp biyopsi yapılması ile konur. Tabi endoskopi yanında tomografi, PET gibi görüntüleme yöntemleri de hastalığın tanısı ve yaygınlığının belirlenmesinde çok yardımcı olur.

Mide kanserinden tamamen kurtulmak mümkün mü?

Evet mümkün. Erken evrede, yani henüz tümör küçükken tanı konup doğru şekilde tedavi edilen hastaların bu hastalıktan tamamen kurtulması mümkündür.

Mide kanseri hastaları ile genelde hangi evrede karşılaşıyorsunuz?

Mide kanseri toplam 4 evredir. 1. Evre tümörün büyümeden tespit edildiği, 4. Evre ise hastalığın başka organlara yayıldığı anlamına gelir. Ülkemizde en çok 3.evrede hastalarla karşılaşıyoruz. 3. Evrede hastalık midede büyümüştür, mide etrafı lenf bezlerini tutmuştur ancak başka organlara sıçramamıştır.

Mide kanseri karaciğere metastaz yapmış yani sıçramışsa, ameliyat edilir mi?

Mide kanseri karaciğer metastazı olan hastaların bazılarında cerrahi tedavi gerekli ve uygun bir yaklaşımdır. Hangi hastanın ameliyattan yarar göreceği, detaylı inceleme sonucu belli olur.

Mide kanseri karın iç zarına veya karın içine yayılmışsa ameliyat edilir mi?

Az sayıda seçilmiş hasta grubunda karın zarına yayılma durumunda da ameliyattan yarar elde edilebilir. Bu ameliyatlarda sıcak kemoterapi uygulaması da yapılabilmektedir.  Bunun için doğru hasta seçimi büyük önem arzeder.

Mide kanserinde ameliyat öncesi küçültme amaçlı kemoterapi uygulaması var mı?

Evet, birçok hastada ameliyat öncesi 2.5 ila 3 ay süren kemoterapi ile küçülme sağlanır, sonra ameliyat gerçekleştirilir. Bazı hastalar ise kemoterapi almadan, doğrudan ameliyat edilirler.

Mide kanseri ameliyatı kapalı laparoskopik ve robotik olarak yapılabiliyor mu?

Evet, birçok hastamızı laparoskopik kapalı yöntemle ameliyat ediyoruz. Bu işlem açık cerrahideki başarı oranları ile yapılabilmektedir.

Mide kanseri ameliyatı riskli mi? Riskil ise risk neden kaynaklanır?

Her ameliyatın riskleri vardır, önemli olan göze alınabilir düşük risk ile ameliyatı gerçekleştirmektir. Kaliteli bir ön değerlendirme ve titiz bir cerrahi teknikle riskler oldukça azaltılabilir. Risk genelde dikiş yerlerindeki sızıntı, yani kaçaktan meydana gelmektedir. Kaçak riskini azaltmanın da yöntemleri vardır. Biz geçtiğimiz 4 yılda mide kanseri ameliyatı gerçekleştirdiğimiz tüm hastalarımızı taburcu ettik.

Mide kanserinde midenin tamamı mı alınıyor, yoksa bir kısmı mı?

Bu sorunun cevabı, hastalığın yerine göre değişir. Midenin giriş kapakçığı, yani üst kısmına yakın olan tümörlerde genelde midenin tümü alınırken, orta bölüm ve çıkış kısmında yerleşmiş tümörlerde midenin bir kısmının alınması yeterli olmaktadır. Burada temiz şekilde hastalığı tümüyle çıkartmak asıl hedeftir.

Bu ameliyatlarda mide etrafı lenf bezleri de temizleniyor mu?

Evet, midede tümör ilişkili lenf bezleri tamamen temizlenir. Bu lenf bezi çıkarımı midenin tümü alındığında ve bir kısımı alındığında teknik olarak bazı farklılıklar gösterebilir.

Ameliyattan sonra da kemoterapi gerekiyor mu?

Ameliyat öncesi kemoterapi almış hastaların çoğunda cerrahi sonrasında da koruyucu amaçlı kemoterapi ihtiyacı olur. Ameliyat öncesi kemoterapi almamış hastalarda sonradan kemoterapi ihtiyacı, hastalığın evresine göre belirlenir.

Mide kanserinde ışın tedavisi (radyoterapi) uygulaması var mı?

Mide kanserli hastaların küçük bir grubunda ışın tedavisine ihtiyaç olmaktadır. Işın tedavisi genelde midenin giriş kapakçığı, yani üst kısmındaki tümörlerde bazen gerekir.

Mide kanseri ameliyatı sonrası yemek yiyebilecek miyim?

Evet tabi ki. Mide kanseri ameliyatı sonrası hastalarımızı haşlanmış tavuk, köfte ve ekmek yiyebilir durumda taburcu ediyoruz. Evde gıda alımı da belli kurallar içinde aile ile birlikte sofraya oturarak olabilir. Yani bir eksiklik, sakatlık söz konusu değildir.

Bu ameliyat sonrası beslenme desteği gerekli mi?

Evet, özellikle midesinin tümü alınmış olan hastalarda, ameliyat sonrası birkaç ay bazı besleyici içecekler ile destek faydali oluyor. Yemeklerde öğünlerde iyi beslenen hastalarda bu ihtiyaç azalıyor.

Ameliyat sonrası kilo kaybı normal mi?

Ameliyat sonrası bir iki ay kilo kaybı devam edebilir. Bu genelde hastanın kilosunun %10-12 si kadardır. Örneğin 70 kiloluk hastada 7-10 kg. Kilo kaybı görülebilir.

Mikroskop

ADRES

Lokman Hekim Ü. Tıp Fakültesi

Genel Cerrahi Anabilim Dalı

Lokman Hekim Akay Hastanesi

Lokman Hekim Üniversite Hastanesi

06100, Ankara, TURKEY

© 2013 - 2020 by Mehmet Fatih Can 

All rights reserved. No part of the content of this website and the linked pages may be copied, transferred, or used without permission from Dr M Fatih Can

TELEFON

+90 553 265 22 22  (Batuhan Bey)

 

+90 507 639 87 12  (Abdullah Bey)

+90 532 558 59 34

  • Facebook
  • LinkedIn